Fen Bilimlerinde Kalıcı Öğrenme: Deney ve Etkinlik Neden Şart?

Ezberlenen tanım sınavdan sonra uçup gidiyor, gözlemlenen olay kalıyor. Fen bilimlerinde deney ve etkinliğin neden bu kadar fark yarattığını anlatıyorum.

Fen bilimleri dersinde en sık duyduğum cümle şu: konuyu çalıştım ama sınavda çıkaramadım.

Bu cümle neredeyse her zaman aynı şeyi anlatır. Öğrenci konuyu çalışmıştır, doğrudur. Ama çalışmak ile anlamak arasındaki farkı henüz kimse ona göstermemiştir. Tanımı okumuş, altını çizmiş, belki birkaç kez tekrarlamıştır. Sınavda ise o tanımın uygulandığı bir durum çıkar karşısına ve tanım işe yaramaz, çünkü öğrenci onu bir cümle olarak biliyordur, bir olay olarak değil.

## Beynimiz cümleyi değil, olayı saklıyor

Bir çocuğa ısı ile sıcaklığın farkını tanım olarak anlatın, iki hafta sonra unutur. Ama elinde bir bardak sıcak su, bir kova ılık su varken hangisinin sıcaklığının daha yüksek, hangisinin ısısının daha fazla olduğunu birlikte tartışın — o an akılda kalır. Çünkü artık hatırlaması gereken şey bir cümle değil, yaşadığı bir sahne.

Fen bilimlerinin bütün konuları böyle. Basıncı anlatmak yerine, aynı ağırlığın sivri ve geniş yüzeyle nasıl farklı iz bıraktığını göstermek; devreyi tarif etmek yerine kurdurmak; ışığın kırılmasını anlatmak yerine bir bardak suya batırılan kalemi gözlemletmek.

## Deney her zaman laboratuvar gerektirmiyor

Velilerin en sık endişesi bu: evde laboratuvar yok ki. Gerek de yok. Kullandığım deneylerin neredeyse tamamı mutfakta bulunan malzemelerle yapılabiliyor. Bir bardak, biraz tuz, bir kaşık, kâğıt, ip, birkaç pil ve ampul. Amaç görkemli bir düzenek kurmak değil, öğrencinin bir şeyi kendi gözüyle görmesi.

Deney yapılamayan konularda da aynı mantığı sürdürüyoruz: animasyon, simülasyon, şema, günlük hayattan örnek. Önemli olan konunun soyut kalmaması.

## Kavram yanılgıları da böyle çözülüyor

Fen bilimlerinde asıl sorun bilgi eksikliği değil, yanlış öğrenilmiş bilgi. Öğrenci bir şeyi bilmiyorsa öğretebilirsiniz; ama yanlış biliyorsa önce onu sökmeniz gerekir. Kütle ile ağırlığı, ısı ile sıcaklığı, kuvvet ile enerjiyi karıştıran bir öğrenciye yeni konu anlatmak, çürük zemine kat çıkmak gibi.

Bu yanılgılar tanım tekrarıyla düzelmiyor. Öğrencinin kendi öngörüsünün yanlış çıktığını görmesi gerekiyor: ne olmasını bekliyorsun, hadi bakalım — ve beklediği olmuyor. O şaşkınlık anı, en iyi öğretmenden daha etkili.

## Peki evde ne yapılabilir?

En basit yöntem, konu çalışıldıktan sonra çocuğa şunu sormak: bunu bana anlatır mısın? Kitaba bakmadan, kendi cümleleriyle. Anlatabiliyorsa anlamış demektir. Anlatamıyorsa okumuş ama öğrenmemiştir; ve bunu fark etmek, sınav sonucunu görmekten çok daha erken bir uyarı.

Çocuğunuzun fen bilimlerinde nerede zorlandığını konuşmak isterseniz WhatsApp'tan yazabilirsiniz.

WhatsApp
Hemen Yazın
Hemen Ara
+90 501 366 33 95